Ticker

6/recent/ticker-posts

Ad Code

Responsive Advertisement

İnsanlar Neden Kendilerini Sabote Eder?

İnsan hayatındaki en garip çelişkilerden biri şudur:








İnsan mutlu olmak ister ama bazen mutluluğunu kendi elleriyle bozar. Başarılı olmak ister ama tam fırsat geldiğinde geri çekilir. Sevilmek ister ama kendisini seven insanları uzaklaştırabilir. Dışarıdan bakıldığında mantıksız görünen bu davranışların arkasında aslında oldukça derin psikolojik nedenler bulunur.

Çünkü insanın en büyük engeli çoğu zaman dış dünya değil, kendi zihnidir.

Birçok kişi başarısızlığın korkutucu olduğunu düşünür. Oysa psikologlara göre bazı insanlar başarıdan da korkabilir.

Çünkü başarı değişim demektir. Değişim ise belirsizlik anlamına gelir.

İnsan beyni belirsizlikten hoşlanmaz. Bu yüzden bazen mutsuz olduğu bir hayatı bile, nasıl sonuçlanacağını bilmediği yeni bir hayata tercih edebilir.

Bu nedenle kişi farkında olmadan fırsatları kaçırmaya başlayabilir.

Başvurması gereken işe başvurmaz.

Yazması gereken projeyi erteler.

Araması gereken kişiyi aramaz.

Ve sonunda istediği şey gerçekleşmediğinde bunun kader olduğunu düşünür. Oysa bazen görünmeyen engel kişinin kendi korkularıdır.

Bilinçaltı Neden Bizi Geri Çeker?

Çocuklukta oluşan inançlar burada önemli rol oynar. Sürekli eleştirilen bir çocuk zamanla şuna inanabilir: "Ben yeterince iyi değilim." Bu inanç yetişkinlikte de devam edebilir. Kişi başarılı olmaya yaklaşınca bilinçaltı alarm verir. Çünkü başarı, yıllardır taşıdığı inançla çelişmektedir. Bu yüzden insan bazen tam kazanacakken vazgeçer. Tam mutlu olacakken geri çekilir. Tam değişecekken eski alışkanlıklarına döner.

Kendini Sabotajın En Tehlikeli Tarafı

En tehlikeli tarafı şudur:

Çoğu insan bunu yaptığının farkında değildir. Kendini koruduğunu sanır.

Mantıklı davrandığını düşünür. Ama aslında görünmez korkular tarafından yönetiliyor olabilir. Bu nedenle psikolojide farkındalık çok önemlidir.

Çünkü insan bazen hayatını değiştirmek için yeni bir yol bulmak zorunda değildir.

Sadece kendi önüne koyduğu engelleri fark etmesi yeterlidir. Belki de insanın en büyük mücadelesi dünya ile değil. Kendi zihninin içinde yıllardır sessizce konuşan o sesle verdiği mücadeledir.

Yorum Gönder

0 Yorumlar